• DOLAR
    3,6764
    % 0,83
  • EURO
    4,3224
    % 0,44
  • ALTIN
    151,9295
    % -0,76
  • BIST
    106.991
    % 0,49

Zonguldak Genel Bilgi

1452374_386941931438189_1055650500_n

Batı Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Zonguldak, doğusunda Karabük, batısında Düzce ve Karadeniz, güneyinde Çankırı ve Bolu, kuzeydoğusunda Bartın, Kuzeyinde de Karadeniz ile çevrilidir. İl toprakları dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip olup, akarsu vadileri ile yer yer derin şekilde parçalanmış, orta yükseklikteki alanlardan oluşmuştur. Zonguldak Kuzey Anadolu Dağları’nın batı kesimini oluşturan Karadeniz’e paralel iki sıra dağlarla engebelenmiştir. Kıyı dağlarından Küre Dağları ilin kuzeydoğu kesiminde yer alır. Ayrıca kuzeyini kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan Zonguldak Dağları, batı ve güney kesimini de Akçakoca Dağları kaplamaktadır. Zonguldak Dağlarından olan Göl Dağı 771 m.ye, Akçakoca Dağlarından da Orhan Dağı 905 m. ile ilin en yüksek kesimleridir. Bunların dışında Baçaklıyayla Tepesi (1.637 m.), Soğukoluk Tepesi (1.268 m.), Göktepe (1.416 m.), baba Dağı (1.120 m.), Kızıl Tepe (Kızıltaş) (1.468 m.), Atyaylası Tepesi (710 m.), Kantar tepe (905 m.), OrhanTepe (920 m.), Arkut Dağı’nın (Gökçeler Dağı) kuzey uzantıları ve Keltepe (1.999 m.) ilin diğer engebeleridir.

İlin en önemli limanının bulunduğu Ereğli geniş bir koy konumundadır. Baba Burnu, Hisar Burnu Zonguldak’ın Karadeniz’e yönelik çıkıntılarıdır.

 

1468757_388147537984295_1084277442_n

Karadeniz sahilinde, Ereğli-İnebolu arasındaki engebeli arazi Mezozoik çağda oluşmuştur. Bu nedenle de birçok yerde kömür içeren tabakalar yüzeyde kendini gösterir. Kretesinin altındaki karbonifer şeridi 160 km. uzunluğundadır. Filyos Çayının batısında kalan Zonguldak-Kozlu-Kandilli “Batı Kömür Havzası” Filyos Çayının doğusundaki pencereler “Doğu Kömür Havzası” adını alır. Azdavay ve Söğütözü gibi doğu kömür havzasına ait yerlerde prodüktif kömür damarlarına rastlanmaktadır.

Zonguldak’ın büyük bir bölümünü kaplayan dağlık alanların dışında kalan alanlar platolarla kaplıdır. Başlıca vadiler; Filyos Çayı Vadisi, Alaplı Irmağı Vadisi, Gülüç ırmağı Vadisi ve Üzülmez Deresi Vadisidir. İlin engebeli yapısından ötürü düzlük alanlar fazla değildir. Karadeniz kıyılarında kıyı düzlükleri bulunmamaktadır. Yalnızca Çaycuma ve Ereğli’de akarsu vadi tabanlarının genişlediği kesimlerde küçük ovalar bulunmaktadır.

Zonguldak su kaynakları bakımından oldukça zengindir. Filyos Çayı dışında büyük akarsular olmamasına rağmen, küçük akarsular il topraklarını parçalamıştır. Üzülmez deresi, Gülüç Deresi, Alaplı Çayları il topraklarındaki küçük akarsuları da toplamaktadır. Doğal bir gölü olmayan ilde, Gülüç, Ulutan ve Kozlu Baraj gölleri sulama amaçlı kullanılmaktadır. Ayrıca Çatalağzı’nda Dereköy, Karapınar’da Çobanoğlu göletleri ilin yapay gölleridir.

 

1454844_388527761279606_45192860_n

 

İlin yüzölçümü 3.438 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 615.599’dur.

Zonguldak’ta Karadeniz iklimi hüküm sürmekte olup, her mevsim yağış almaktadır. En fazla yağış sonbahar ve kış mevsimlerinde görülür. Denizden iç kesimlere doğru gidildikçe, iklim biraz daha sertleşir. Yıllık yağış ortalaması 1234.96 mm., en yağışlı aylar 148.65 mm., Aralık ve 141.72 mm. ile Ocak aylarıdır. Yağışlar kıyılardan iç kesimlere doğru gidildikçe hem azalmakta hem de yağmurdan kara dönüşme özelliği göstermektedir.

İl topraklarının büyük bir bölümü ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlarda kayın, meşe, kestane, çınar, ıhlamur ve kızılağaç, gürgen, karaçam, sarıçam, kızılçam ağaçları bulunmaktadır. Akarsu kenarlarında da söğüt ve kavak ağaçları vardır. Bitki örtüsü bakımından çok zengin olan ilde, her çeşit bitkiye rastlanmaktadır.

Zonguldak’ın ekonomisi madencilik, sanayii, tarım, hayvancılık ve balıkçılığa dayalıdır. Türkiye’deki taşkömürü 1848’den bu yana kullanılmaktadır. İldeki sanayi kuruluşlarının büyük çoğunluğu kömür ve kömür ürünlerine dayalıdır. Ereğli’deki Erdemir Demir-Çelik Tesisleri, Çimento Fabrikası, Çaycuma’daki Kağıt fabrikası, Hisarönü’ndeki Filyos Ateş Tuğlası Fabrikası ve Çatalağzı Termik Santrali başlıca sanayii kuruluşlarıdır.Bunun yanı sıra tuğla, kiremit, mermer, seramik, sunta ve kereste gibi inşaat malzemeleri üreten atölyeler ile Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun işlettiği ocaklar bulunmaktadır.

 

1426728_387236934742022_1417176503_n

 

İlde yetiştirilen tarımsal ürün olarak; arpa, buğday, mısır, patates olmak üzere sebze ve kivi, ceviz gibi çeşitli meyve yetiştirilmektedir. Son yıllarda sera sebzeciliği gelişme göstermiştir. Hayvancılıkta ise yüksek kesimlerde koyun, kıl keçisi ve Ankara keçisi yetiştirilir. Kırsal alanlarda da sığır ve manda besiciliğinin yanında tavukçuluk ve arıcılık da yapılmaktadır. Hayvancılığa bağlı olarak süt, peynir, yoğurt üretilmektedir. Kıyı kesimlerinde balıkçılık yapılmakta olup ilin ekonomisinde önemli bir yeri vardır. Türkiye’nin balık üretiminin büyük çoğunluğu buradan sağlanmaktadır.

Orman yönünden zengin olan ilde; halkın belirli bir kesimi ormancılıktan sağlamaktadır. Özellikle bu ormanlardan elde edilen maden direği ocaklarda kullanılmaktadır. Ayrıca ilde halı ve kilim tezgahlarında dokumacılık, Devrek’te baston yapımı gibi küçük el sanatları da ekonomisinde etkilidir. Son yıllarda yayla turizmi, dağcılık, mağaracılık ve av turizmi yaygın biçimde yapılmaya başlanmıştır.

Zonguldak adının kaynağına ilişkin değişik söylentiler vardır. Bu söylentilerden birine göre; kent merkezinin Üzülmez Deresi’nin ağız kısmında yer alması ve derenin ilk çağda “Sandra” adıyla anılması, burada kurulan yerleşmenin de “Sandaraca” adını taşıması nedeniyle, zamanında bu adın Zonguldak’a dönüşmüştür. Diğer söylentiye göre de, yörenin sazlık ve bataklıklarla kaplı olması ve bunun yörede “Zongalık” olarak adlandırılmasına bağlı olarak, sözcüğün zamanla değişerek bugünkü halini aldığı şeklindedir. Bir diğer söylentiye göre ise kent adını, ocakları ilk eşleten Fransız ve Belçika şirketlerinin kentin hemen yanındaki Göldağı mevkiini nirengi noktası almaları sonucu, Göldağı kesimi ya da bölgesi anlamına gelen “Zone Ghuen Dagh”ın Türkçe okunuşundan almıştır

 

1468757_388147537984295_1084277442_n

 

Zonguldak yöresinin tarih öncesi çağları ile ilgili bilgiler tam bir kesinlik kazanamamıştır. MÖ.VI.yüzyılın başlarında Megaralı Kolonistler Karadeniz kıyılarında bir takım ticari kentler ve iskeleler kurmuşlardır. Bunların başında Herakleia Pontika (Krdz.Ereğlisi), Teion (Filyos-Hisarönü), Sesamos (Amasra) ve Kromnay gelmektedir. Bu yerleşim alanları ve iskeleler yüzyıllar boyunca önemini korumuştur.

Antik Çağlarda Bithynia ile Paplagonia’nın kesiştiği noktada bulunan Zonguldak yöresinde Frig (MÖ.1200/750-676), Kimmer, Pers (MÖ.555-333), Makedonya (MÖ.IV.yüzyıl), Bithynia ve Pontus Krallığı ( MÖ.IV.-I.Yüzyıl), Roma (MS.I.-IV.yüzyıl) ve Bizans (MS.IV.-XIII.yüzyıl) dönemlerinde yerleşimler olmuştur. Bu dönemlere ait kalıntılar günümüze kadar gelmiştir.

Zonguldak yöresi Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Kutalmışoğlu Süleyman Şah ve kardeşi Mansur’un akınlarına uğramıştır. Emir Karatekin 1084’te Karadeniz Bölgesi’ndeki yerleşim alanları ile birlikte Zonguldak’ı da ele geçirmiştir. Ardından Bizanslılar yeniden yöreyi ele geçirmişlerdir. Anadolu Selçuklularının çöküşünden sonra Kastamonu ve Zonguldak yöresinde bir beylik kuran Hüsamettin Çoban Bey Zonguldak yöresini tamamen egemenliği altına almıştır. Bu arada Cenevizliler ve Bizanslılar sürekli buraya akınlar düzenlemişlerdir. Candaroğulları yöreyi ele geçirdilerse de o dönemdeki siyasi karışıklıktan ötürü Zonguldak’ı alamamıştır. Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlı topraklarına katılmış, ancak Ankara Savaşı’ndan (1402) sonra Timur yöreye hakim olmuştur. Timur’un Anadolu’dan çekilmesinden sonra Çelebi Mehmet 1413’te Osmanlılarda bütünlüğü sağlamıştır. Yöre, Fatih Sultan Mehmet zamanında, 1460’ta kesin olarak Osmanlı topraklarına dahil olmuştur.

 

zonguldak_320

 

XVIII.yüzyılın ikinci yarısında Şile’den Cide’ye kadar olan Karadeniz kıyılarındaki bir çok iskele “hatab (odun) iskelesi” ismini taşıyordu. Bunlardan belli başlıları; Karasu, Ereğli, Filyos, Bartın, Amasra ve Cide’de bulunuyordu. Bugünkü Zonguldak’ın il merkezinin bulunduğu yer Ereğli’ye bağlı Tahta İskelesi’nin çevresinde İstanbul’a gönderilecek kereste depoları bulunuyordu.

XIX.yüzyılda Zonguldak’ta taşkömürü yataklarının bulunması ve üretime geçilmesi ile birlikte Zonguldak önem kazanmıştır. 1899’da kaza merkezi yapılmış, yabancı şirketlerin Kozlu’daki yönetim merkezleri 1909’da buraya taşınmıştır. Zonguldak’ın Belediyesi 1899’da kurulmuştur. Bu dönemde Kastamonu vilayetine bağlı, Kastamonu merkez sancağı ile Bolu sancağının sınırları içerisinde bulunuyordu. I.Dünya Savaşı sırasında Zonguldak Limanı Rus donanması tarafından bombalanmıştır. Mondros Mütarekesi’nden sonra (30 Ekim 1918) taşkömürü üretim bölgesini ele geçirmek amacıyla Fransızlar 8 Mart 1920’de Ereğli ile birlikte Zonguldak’ı da işgal etmişlerdir. Fransız birlikleri 21 Haziran 1920’de yöreden çekilmiştir. TBMM 1920’de Zonguldak’ı bağımsız Mutasarrıflık yapmış, sancakların kaldırılmasından sonra da, 1924’te il konumuna getirilmiştir.

 

Zonguldak il merkezinde herhangi bir eser bulunmamaktadır. Ancak Zonguldak yöresinde günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Herakleia Pontike (Kdz.Ereğlisi), Tieion (Filyos-Hisarönü) antik kentleri bulunmaktadır. Bu kentlere ait sur kalıntıları, su kemerleri, mimari parçalar, Ereğli Kalesi, Filyos Kalesi, Filyos Antik Limanı, Bizans dönemine ait Kilise, Çeştepe mevkiindeki Tümülüs, Bozhane Cami, Halil Paşa Cami, Kırmanlı Cami, Molla Halil Cami, Ali Molla Cami, İskele Cami, Ağa Cami, Hacı Eşref ve Akarca Mescitleri, Kayabaşı Ziyaretgahı, Aktaş Şeyhi Türbesi, Seyit Nasrullah Efendi Türbesi, Keşif Tepedeki (Çeştepe) Demirci Dede, Kentteki Kuştepe ve kıyıdaki Mersin Dede türbeleri, Hacı Mehmet Çeşme ve Murtaza Mahallesi Çeşmesi, Uzun Mehmet Anıtı, ve Türk sivil mimari örneklerinden evler bulunmaktadır. Ayrıca Gökgöl, Kızıl Elma, Sofular, İnağzı, Çayırköy, Cumayanı, Ilıksu, Erçek ve Cehennemağzı Mağaraları, Karaçayır Kaplıcası ve Harmankaya, Değirmenağzı, Güneşli Kayalıdere Şelaleleri ilin belli başlı doğal güzelliklerindendir.

 

Zonguldak ilde bulunan doğal kaynakların yönlendirdiği bir ekonomik yapı göstermektedir. İl tarım dışı kesimlerin ağırlık kazandığı bir kaç ilden biridir.

Zonguldak, yeraltı kaynakları açısından en zengin illerden biridir. Zonguldak’ ta taşkömüründen başka, alüminyum (boksit), demir, manganez, barit, dolamit, kalker, kuvarsit, şiferton yatakları bulunmaktadır. Bunlardan manganez, kalker ve şiferton yatakları işletilmektedir.

 

resim 149 H.U

Taşkömürü Havza Sınırları

İmtiyaz sahası; 3.885 km2 si karada, 3.000 km2 si de denizde olmak üzere 6885 km2 lik bir alanı kapsamaktadır.

Rezerv

Kuzeybatı Anadolu Taşkömürü Havzası Zonguldak ve Kastamonu illerinin, Kdz. Ereğli ilçesinden Cide-Azdavay ilçesine takiben 150 km’lik bir sahil şeridi bulunur. Beş ayrı üretim bölgesinde taş kömür rezervleri henüz tam anlamıyla tespit edilmiş değildir. Bilinen rezervler deniz seviyesinden -1200 m derinliğe göre hesaplanmıştır. Bugüne kadar yapılan araştırma ve hesaplamalara göre 2011 yılı sonu itibariyle 515 milyon tonu görünür, 369 milyon tonu mümkün,425 milyon tonu muhtemel ve 8 milyon tonu hazır olmak üzere toplam 1 milyar 317 milyon ton taşkömürü rezervleri belirlenmiştir.

 

 

Taşkömürünün Ülke Ekonomisinde Yeri

Başta Demir Çelik olmak üzere enerji, gıda, tehsin, çimento vs. metalürji Endüstrisinin tüm kesimlerinde ihtiyaç duyulan en önemli hammaddelerden biri de metalürji koktur.
1970 yılından itibaren ülkemizde gelişen Demir Çelik sektörünün ihtiyacı iç üretimle karşılanamaz olmuş ve ithal taşkömürünün ülke ekonomisine girişi kaçınılmaz hale gelmiştir. 1973 yılında 16 bin ton ile başlayan ithalat, diğer sanayi sektörlerinde de ithalata yönelmesiyle 1997 yılında yaklaşık 9,5 milyon tona ulaşmıştır. 1997 yılı itibariyle taşkömürü üretiminin ülke ekonomisine katkısı 105.9 milyon dolardır.

Taşkömürü İşletmeciliğinin Tarihçesi

1829 da taşkömürünün, Zonguldak Ereğli ilçesi Kestaneci köyünden Uzun Mehmet tarafından bulunduğu kabul edilir.

Ya.01-Tarlaağzı-Ocak-930-ok-772x352

 

İşletmecilik Başlangıcı ( 1843 – 1848 )

1830 – 1848 tarihleri arasındaki arama ve işletmecilik faaliyetleri hakkında çok ayrıntılı bilgi olmamakla birlikte; 1843 tarihli resmi belgelerde, Ereğli ve Amasra’da üretilen “vapur kömürünün” İstanbul’ da pazarlamasından ve gerekli düzenlemelerin yapılmasından sonra devlet hazinesine sağlayacağı katkıdan söz edilmektedir. 1848’ de yapılan inceleme ve düzenlemelerle, Ereğli – Amasra arasında “taş kömürü bulunan yerler” saptanarak “havza sınırları” ilk kez tanımlanmıştır.

-Hazine- İ Hassa ( Evkaf Nezareti ) Yönetimi (1848 – 1854)

-İngiliz (Galatalı Sarraflar) Kömür Kumpanyası İşletmeciliği (1849 – 1854)

-Kırım Savaşı (Geçici İngiliz) Yönetimi (1854 – 1856)

-Hazine- İ Hassa ( Evkaf Nezareti ) Yönetimi (1856 – 1861) Emanet İdare İşletmeciliği (1856 – 1859)

-Zafiropulos İşletmeciliği (1859- 1860)

-İngiliz Kömür Kumpanyası İşletmeciliği (1860- 1861)

-Hazine-İ Hassa ( Evkaf Nezareti ) Yönetimi ( 1861 – 1865)

-Bahriye Nezareti Yönetimi (1865 – 1908 )

-Tersane İdaresi İşletmeciliği (1865 – 1882 )

-Yerli- Yabancı Sermaye Şirketleri İşletmeciliği (1882 – 1940)

-Nafia Nezareti Yönetimi (1908- 1909)

-Orman ve Maadin Ticaret ve Ziraat Nezareti Yönetimi (1909- 1920)

-Dünya Ve Ulusal Kurtuluş Savaşı Dönemi (1914- 1922)

-İktisat Vekaleti Yönetimi (1920-1940)

-İş Bankası İşletmeciliği (1926- 1940 )

-Etibank ve EKİ işletmeciliği (1937-1940 )

-Etibank Ve EKİ Yönetimi (1940- 1957)

-TKİ Yönetimi (1957- 1984)

-TTK Yönetimi (1984-)

 

 

TTK’ nın Zonguldak ve Bölgeye Katkısı

TTK (daha önceki ismiyle Ereğli Kömürleri İşletmesi – EKİ ) , bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında itici güç olmuştur. Yarattığı istihdam kapasitesi ve yan sektörler ile Zonguldak ve bölge illerinde (özellikle Bartın ve Karabük) yaratılan katma değerin temel belirleyicisi ve kaynağını teşkil etmiştir. Zonguldak’ın tarihsel gelişimi içinde TTK, endüstri, ulaşım, enerji, haberleşme, ticaret ve altyapı donanımlarının gerçekleştirilmesini bizzat üstlenmiştir. Beş üretim müessesesi, bulundukları bölgede endüstriyel gelişmeyle birlikte kentleşmenin de yolunu açmışlar, ekonomik ve sosyal kalkınma bu bağlamda hız kazanmıştır.

Türkiye’nin 3 temel demir çelik fabrikasından 2 tanesi salt hammadde kaynağına yakınlık nedeniyle o zamanki ilimiz sınırları içinde kurulmuştur. Bugün 3.3 milyon tonluk yassı çelik üretim kapasitesiyle ülke gereksiniminin % 60’ını karşılayan ERDEMİR ve 1.1 milyon tonluk uzun mamul üretim kapasitesiyle ülke ihtiyacının % 15’ini karşılayan KARDEMİR’ in varlık nedenleri de TTK’dır.TTK’nın ülke enerji talebinin karşılanmasında rolü büyük olmuştur. EKİ bünyesinde kurulan ÇATES’de üretilen elektrik enerjisi, enerji nakil hatlarıyla iletilerek, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya başta olmak üzere, ülkemizde endüstrileşme tohumlarının atıldığı ve bugün de ekonomimizin itici gücü olan Marmara Bölgesinin o zamanki ihtiyacı karşılanmıştır.

TTK; ilimizin ve bölgenin kalkınmasında, karayolları ve demiryolları yapımından liman işletmesine, maden makineleri imalatından altyapı yatırımlarına kadar geniş bir yelpazede projeler gerçekleştirmiş ve salt taşkömürü üretim değeri ile sınırlı olmayan, hesaplanamayacak devasa katma değerler yaratmıştır. Bu süreç, hala azımsanmayacak oranlarda devam etmektedir. Bugünün Zonguldak’ının yaratılmasında , sözü edilen bölge ve illerin bugünlere gelmesinde TTK `nın etkinliğinin tarihte hak ettiği yeri alması gerekmektedir.

Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü ilimizde 5 Müesese Müdürlüğü ile hizmet vermektedir. Bunlar sırasıyla; KOZLU – ÜZÜLMEZ – KARADON – ARMUTÇUK – AMASRA Müessese Müdürlükleridir.

TTK’ da 27 taşkömürü sahasında rödövans karşılığı işletmecilik yapan firmalarca 2011 yıl sonunda 1.026.732 ton kömür üretimi gerçekleştirilmiş olup yaklaşık 14.893.000 TL (KDV dahil) rödövans bedeli alınmıştır.

Yine Kurumumuzun ruhsat sınırları dahilinde bulunan ve ihalesi yapılan Alacaağzı ve Kandilli sahasında üretime başlanmış, Amasra-B sahasında hazırlıklar sürdürülmektedir.

Türkiye Taşkömürü Kurumunda 2011 yılı sonu itibariyle 12.702 kişi istihdam edilmektedir. Kurumun 2011 yılı Taşkömürü üretimi tüvenan 2.607.182 ton, satılabilir 1.592.515 ton olarak gerçekleşmiştir.

 

SAYILARLA TTK

 

  ÜRETİM- SATIŞLAR  (Ton – Aralık 2011)
Müessese St.Üretim Satışlar
Armutçuk      153.195 143.892
Kozlu      407.174 400.747
Üzülmez 346.442 342.227
Karadon 529.948 517.738
Amasra      155.756 157.469
TOPLAM 1.592.515 1.562.074
RANDIMANLAR (Kg / Yev – Aralık 2011)
Müessese Üretim İçeri Genel Tüm
Armutçuk 1.558 548 455 411
Kozlu 2.267 910 795 712
Üzülmez 2.433 790 692 614
Karadon 1.744 661 581 529
Amasra 2.160 977 821 669
TOPLAM 2.000 749 611 513
İŞÇİ SAYISI  (Kaydı Açık – Aralık 2011)
Müessese İçeri Dışarı Toplam
Armutçuk 1.154 209 1.363
Kozlu 1.856 263 2.119
Üzülmez 1.874 217 2.091
Karadon 3.406 457 3.863
Amasra 677 142 819
Genel Müd. 0 646 646
TOPLAM 8.967 1.934 10.901
PERSONEL SAYISI  (Aralık 2011)
Müessese Kadro Sözleş. Toplam
Armutçuk 10 121 131
Kozlu 24 191 215
Üzülmez 17 212 229
Karadon 20 318 338
Amasra 13 142 155
Genel Müd. 134 599 733
TOPLAM 218 1.583 1.801
AYRILAN İŞÇİ SAYISI   (Aralık 2011)
Müessese İçeri Dışarı Toplam
Armutçuk 47 37 84
Kozlu 77 22 99
Üzülmez 110 22 132
Karadon 179 34 213
Amasra 31 5 36
Genel Müd. 0 40 40
TOPLAM 444 160 604
Not: Bilgiler Zonguldak Valiliğinden alınmıştır.